Görsel İdrakin Egemenliği ve Ahlak – Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ



Öncelikle tekrar görsel idrakin egemenliği ile birkaç cümle sarf edeceğim. İnsanların kendisiyle, başkasıyla ve eşya ile ilişkisini görsel idrake indirgemesi, akli idraki ve kalbi idraki zayıflatması, varlık aleminin şahidi olmak var iken, alemi ekran üzerinden idrak etmeye başlayan izleyicilik ve seyircilik illeti insan hakikatin şahidi iken, suretin bakıcısı oldu. Görsel idrak varlığı ve alemi görülene indirgedi. Maddeye indirgedi. Bunun aslında tabiatında bir şirk vardır. Çünkü şirk dediğimiz şey, haşa taptığını görsele indirgemektir. İkon böyle doğdu. Kiliseye giren ikon böyle doğdu. Çağdaş dünya, bir ekran uygarlığına dönüştü. Dünya bir sahneye, insanlar da bu sahnenin bir seyircisi oldu. Görsel idrak varlığa değil, varlığın görüntüsüne takıldı. Görsel idrak aklın ve kalbin idrakini zayıflattı. Ve hatta kalbin idrakini öldürmeye başladı. Bu, bir ölüm halidir. Görsel idrak ile her şey metalaştı. Hakikatin yerini vehimler aldı. Görsel idrak, insanların tahammül edemeyeceği gayri ahlakileri görselleştirdi. Görsel idrakin egemenliği, insanların hayal gücünü öldürdü. Bu, çok daha önemli. Hayal gücü ölürse şiir olmaz, hayal gücü ölürse sanat ortadan kalkar, edebiyat olmaz. Görsel idrakin egemenliği bakma ameliyesini şehvete dönüştürdü hazza dönüştürdü. İnsan ekranın önünde hocanın önündeki talebe gibi oldu. Görsel idrak akli idrake tabi olması gerekirken akli idrak görsel idrake tabi olmaya başladı. Bizi bundan kurtaracak şey, tam da görsel idrak egemenliğine esir olmamanın yolu, İslam’ın büyük ahlakını yeniden gündeme getirerek evrenselleştirmekten geçiyor.

O ahlakın adı hayadır. Haya, birisinden utanma duygusu değildir. Haya, hayattır. Haya ile hayat aynı kökten gelir. Görsel idrakin öldürdüğü insanı diriltmek ve yeniden inşa etmek için haya gerekiyor. Ben hadis hocasıyım. Biraz hadis okuyacağım. Önce Allah resulünün şu hadisini not alalım. “Her dinin temel bir ahlakı vardır. İslam’ın temel ahlakı hayadır.”

Emanet bizden ne zaman alınır ?
Ahlak dediğimiz bazı hasretler var ki, kendisi bir değerdir. Ama bazıları bütün değerlerin kaynağıdır. Haya dediğimiz ahlak sadece bir değer değildir. Bütün değerlerin kaynağıdır. Haya ile ilgili Allah resulü şöyle buyuruyor.” Allah bir insanı helak edecek ise, önce ondan hayayı alır. Eğer bir insandan haya alınırsa bütün kötülüklere karşı duyarsız kalır. Hiçbir kötülük artık onun nezdinde kötü olmaz. Eğer kötülüğe karşı duyarsız olmaya başalarsa emanet ondan alınır. Eğer emanet alınırsa hain olur, ihanet etmiş olur. Eğer ihanet içerisine girerse ondan rahmet alınır. Eğer ondan rahmet alınır ise şeytanlaşır, lanete uğrar. Eğer şeytanlaşır, lanete uğrar ise o zaman İslam üzerinden kalkmış olur.” Bu hadis bundan sonra anlatacağım kısmın özetidir. Biraz sonra anlatacağım Şehadet misakı ve Emanet misakı’nın özetidir.

Emanet, haya üzerine kurulu. Emaneti olmayanın hayası olmaz. Rahmet üzerine kurulu emanet olmadan rahmet olmaz. Merhameti olmayanın emaneti olmaz. İslam, rahmet üzerine bina edilir. Rahmet olmadan İslam olmaz. Bir başka hadislerde ise, peygamber efendimiz İman ile hayayı birleştirir. “Haya imandan bir şubedir.” Başka bir hadiste tekrar ifade ediyorum, sözlüklerde geçen hayalardan bahsetmiyorum, külli bir ahlaktan bahsediyorum, bir hayat tarzından bahsediyorum, hayayı hayat olarak bize tarif eden Allah resulünün hadislerinden bahsediyorum.” İman ve haya kardeştir. Biri kalktığı zaman diğeri kalkar.” Haya, insanın ayrılmaz bir vasfı. Vefa, ahlaktır ve insana yakışır. Ama köpekte ve kedide de vardır. Fakat haya insana hayat veren bir ahlaktır. Allah resulü bir gün hutbeden bir cümle sarf etti, “Allah’tan gerçek manada haya ediniz”

Hayayı İslam alimleri dörde ayırırlar;

Allahtan haya
İnsandan haya
Meleklerden haya
İnsanın kendisinden haya
İnsan kendisinden haya etmeye başladığında, genelde biz bunu dördüncü kategoride zikrediyoruz. İnsanın kendisinden haya etmeye başlaması aynı zamanda Allah’tan insandan ve meleklerden haya etmeye başladığını, izzet ve onura sahip olduğunu gösteren bir göstergedir. İnsanın kendisinden haya etmesi gerekiyor.

”Allah’tan gerçek haya ediniz.” dedi.

Abdullah İbn-i Mesud ayağa kalktı.” Elhamdülillah, biz Allah’tan haya ediyoruz” dedi.

“Öyle değil” dedi.

“ Gerçek manada Allah’tan haya edenler, başını ve başının ihtiva ettiği bütün organları her türlü kötülükten koruyacak, aklını, gözünü, dilini koruyacak. Gerçek manada Allah’tan haya edenler, karnını ve karnın ihtiva ettiği bütün organları her türlü kötülükten koruyacak ve bunun bir göstergesi olarak da dünyada imtihan içerisinde yaşadığını ve ölümlü bir dünyada yaşadığını unutmayacak” dedi.

#görselidrakinegemenliği #mehmetgörmez #maveravakfi

Başa dön tuşu