Guinness’e Girecek Dini Tepkilerimiz (!) – Dr. Ahmet Murat Özel



Sezai Karakoç’un ya da Akif İnan’ın bir yazısında geçen bazı ifadeleri, popüler din diline eklemek sadece kırk sene önce değil, bugün de iyi bir fikir olabilir. Ama aynı ifadeleri, ölümüne yorarak, ölümüne kullanarak itibarsızlaştırmak, birer klişeye dönüştürmek de gereksiz ve haksızca. Başka ifade mi kalmadı? Dümdüz anlatsan ne olur sanki? Mesela Kur’an-ı Kerim tilavetini takdim için yukarıdaki gibi süslü ve nesebi belirsiz klişeler yerine, “Kur’an-ı Kerim”, “şifa”, “zikir”, “ibadet”, “Allah’ın kelamı”, “yol gösterici”, “huşu” gibi anahtar kelimeler kullanılarak bir takdim yapılsa ne lazım gelir? Bunlar zaten Kur’anî ifadeler olduğu için hem hakikati dile getirmiş olursun, hem de tesiri daha derin olur.
Bu klişelere gömülü popüler din dilinin söylem analizini yapmalıyız. Niçin lirizme bel bağladığını, niçin muğlaklığı sevdiğini, niçin hünsa olduğunu, niçin her dine uyabilecek bir dini belirsizliğe açık olduğunu tespit edebilmeliyiz. Ayrıca kökenlerini de göstermeliyiz? Hangi ağlak hatiplerin, hangi edebiyat ve duygu yağmacılarının bu söylemi inşa ettiklerini belirleyebilmeliyiz.

Başa dön tuşu