İstanbul Sözleşmesi Şiddeti Önlüyor Mu? – Av. Muharrem Balcı –



İstanbul Sözleşmesinden sonra yürürlüğe konulan ‘6284 Sayılı Ailenin Korunması
ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’ ne gibi hükümleri kapsamaktadır?
Aile üzerinde ne gibi etkileri olmaktadır? Bu kanunun tatbikatında yaşanan sorunları müşahhas misallerle anlatabilir misiniz?
6284 sayılı Kanun, bir bakıma İstanbul Sözleşmesinin açılımı ve uygulamasıdır. Nitekim Kanun ‘dayanak’ maddesinde, İstanbul Sözleşmesini dayanak almaktadır. 6284 sayılı Kanun bir
sonuçtur. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ifsad projesinin devlet politikası olarak uygulanmaya
konulma iradesinin sonucu yapılan bir yasadır.
Sorun çıkaran maddeleri her zaman değiştirilebilir. Nitekim ilgili bakanlıklar, ‘ağza bir parmak
bal çalma’ sadedinde de olsa, bazı hükümleri üzerinde değişiklikler yapma azmi(!) ile çalışmaktadır. Bu demektir ki, İstanbul Sözleşmesine rağmen, değişiklikler yapmak mümkündür. Sayın
okuyucuyu ‘süresiz nafaka’, ‘evden uzaklaştırmalar’ vb. uygulamalarla meşgul etmemek adına
sadece bir örnekle konuyu özetleyebilirim: Ankara’da yapılan bir panelde panelistlerden biri
Aile Mahkemesi hâkimidir. Katılımcılardan biri net bir soru sorar: “Hâkim Bey, ben evden
uzaklaştırılmış bir kocayım. Üstelik nafaka ailemin nafakasını temin ile de sorumluyum. Eşim
size gelse, ‘Hâkim Bey, bu akşam bir erkek arkadaşımı eve alacağım, kocamın şiddet uygulayacağından endişeliyim, önlem alır mısınız?’ dese, ne yaparsınız? Panelist Hâkimin verdiği cevap,
6284 sayılı Kanun hakkında tüm endişeleri dile getiren cinstendi. Dedi ki: “Böyle bir olay aynen vaki, bana geldi. Adam dedi ki, Hâkim Bey ben evden uzaklaştırıldım, eşim bu akşam evine
bir erkek alacak. Eşimin, evimin nafakasını da ben temin ediyorum. Ben şimdi bu işe sponsor
(tanımlamaya dikkat) oldum. Bana ne önerirsiniz?” dedi.
6284’le ilgili fazla bir şey anlatmaya gerek kalmadı.

Başa dön tuşu