Â’raf Sûresi Meal ve Tefsiri (148. Ayetten İtibaren) – Mehmet Akif Can



Dr. Şerafeddin Kalay – Sâmirî Kıssası ve Modern Sâmirîlik

Sâmirî adı, Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Mûsâ’nın önderliğinde İsrâiloğulları’nın Mısır’dan çıkışından sonra yaşanan olaylar anlatılırken Tâhâ sûresinde birkaç yerde geçmektedir. Allah’ın, Mûsâ’ya kavminin Sâmirî tarafından saptırıldığını haber vermesi üzerine (20/85) Mûsâ halkının yanına gelerek verdikleri sözden neden dönüp altın buzağıyı ilâh edindiklerini sormuş, onlar da bu işin sorumlusu olarak Sâmirî’yi göstermiştir (20/87-88). İlgili âyetlerde, Mûsâ Tûr’a Allah ile konuşmaya gittiğinde (el-A‘râf 7/142-143) Sâmirî’nin, İsrâiloğulları’nı Mısırlılar’dan almış oldukları ziynet eşyalarından buzağı şeklinde bir put yapmaya ve buna tapınmaya ikna ettiği belirtilmektedir. Ayrıca Mûsâ’nın Sâmirî’ye amacının ne olduğunu sorduğu (Tâhâ 20/95), Sâmirî’nin de şu cevabı verdiği bildirilmektedir: “Ben onların görmediklerini gördüm, bu yüzden elçinin (Mûsâ) öğretilerinden bir tutam alıp fırlattım. Nefsim beni böyle yapmaya sevketti” (Tâhâ 20/96). Bunun üzerine Hz. Mûsâ Sâmirî’ye, “Defol git!, artık hayatın boyunca ‘Bana dokunmayın!’ diyeceksin; ayrıca seni kaçıp kurtulamayacağın bir ceza günü beklemektedir” diyerek bedduada bulunmuştur (Tâhâ 20/97). İsrâiloğulları’nın buzağıya tapmalarına Sâmirî’den bahsetmeksizin Kur’ân-ı Kerîm’in başka yerlerinde de atıf yapılmakta (el-Bakara 2/51, 54, 92, 93; en-Nisâ 4/153; el-A‘râf 7/148, 152) ve İsrâiloğulları bu davranışlarından dolayı kınanmaktadır.

Ayrıcalıklardan yararlanmak için kanalımıza katılabilirsiniz:
https://www.youtube.com/channel/UCilqeNUBy6N1w6xg89GDv1Q/join

Başa dön tuşu