OYUN ÇOCUKLARA NE KAZANDIRIR? | Masalın Çocuğun Bilişsel Gelişimine Katkısı | – Elif Konar Özkan



Oyun oynama deneyimi, beyindeki üzüntü, kaygı, öfke gibi olumsuz hisleri ortadan kaldırmaktadır. Çocuklar, oyun yoluyla düşünceler, duygular ve ilişkilerde beceri ve kontrol kazanmayı öğrenirler.

Elif Konar Özkan Kimdir?
1976 İstanbul doğumlu. İlk, orta ve lise tahsilini İstanbul`da; lisansını Selçuk Üniversitesi Anaokulu Öğretmenliği (2000) bölümünde tamamladı. Türk Dili ve Edebiyatı (Fatih Üniversitesi-2003) ile Çocuk Gelişimi ve Eğitimi (Selçuk Üniversitesi-2004) alanlarında yüksek lisans yaptı. Çocuk eğitimi ve edebiyatı alanında çok sayıda makale yazdı ve bu alanda birçok kitabın editörlüğünü yaptı. Marmara Üniversitesi’nde Türkçe Eğitimi alanında doktora ve Üsküdar Üniversitesi Nörobilim yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Çocukları, edebiyatı, resim çizmeyi, yazmayı, müziği, anlatmayı hayal meyal hatırladığı dönemlerden beri sevdi, sevmeye devam etti. Eşiyle birlikte yazdığı altı kitaplık Taş Masalları 2016’da; üniversite yıllarından beri derlediği çocuk oyunları Her Yerde Oyun adıyla 2020’de Erdem Yayınları’ndan; yine eşiyle birlikte yazdığı masalları Bu Bir Masal mı adıyla BeyazBulut Yayınları’ndan yayımlandı. 2007-2019 yılları arasında Erdem Yayınlarında çalışan, çeşitli üniversitelerde ve kurumlarda dersler verdi. 2019 yılından itibaren Üsküdar Üniversitesinde Çocuk Gelişimi bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışıyor; yaratıcı yazarlık, çocukla iletişim, kendini ifade etme becerileri ve anlatıcılık atölyeleri yapıyor ve masallar anlatıyor. Konar Özkan, aynı zamanda YEKDER Çocuk Eğitimleri Komisyonu Başkanlığı’nı da yürütmektedir.

Ön Söz Yerine/Yetişkinlere Not

“Çocuk oyunla akıllanır, oyun oynaya oynaya aklı başına gelir onun. Oyun, görünüşte akla uymaz ama iş böyledir işte. (Mesnevi, 6. cilt, 2255. Beyit)

Çocuk gelişiminin bilişsel gelişim, kavram gelişimi, dil gelişimi, ahlak gelişimi, oyun gelişimi, duyuşsal gelişim, sosyal gelişim, cinsel gelişim, motor gelişim gibi çeşitli alanları vardır. Bütün bu gelişim alanları farklı hızlarda ve şekillerde ilerleme göstermektedir.
Oyun, sadece okul öncesi / anaokulu öğretmenlerinin, çocuk gelişimi ve eğitimcilerinin önemsediği bir etkinlik değildir. Pedagoglar oyunun çocuklarda zihinsel yetenekleri, sosyal davranışları ve motor becerileri geliştirdiğini vurgulamakta. Psikiyatri, psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanlarındaki uzmanlar da tedavide oyunun iyileştirici gücünü ve özelliklerini kullanmaktadırlar.
Oyun, pek çok konuyu çocuğun kendi deneyimleriyle öğrenmesi için en etkili yoldur. “Oyun” olarak değerlendirdiğimiz etkinliklerin çok büyük bir bölümü, zihinsel etkinliklerdir. Bebeklikten itibaren çocuk, yetişkinlerin “oyun” olarak nitelendirdiği denemelerle, ayırt etmeyi ve etkili davranışlarda bulunmayı, çevredeki nesneleri keşfetmeyi, araştırmayı öğrenmektedir. Bu sebeple, oyun etkinliklerini bilinçli öğrenme ve zihinsel alıştırma çabalarından ayırt etmemek uygun olacaktır.
Oyun, çocuğun dünyaya uyum sağlamasını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca çocuk, gerçek dünyadaki istemediği durumlarla oyun oynayarak başa çıkabilmektedir. Tüm gelişim aşamalarının yapı taşlarını oyun yoluyla kurmaktadır. Birçok sosyal rolü de oyun yoluyla denemiş, test etmiş olmaktadır.
Oyunun çocuğa kazandırdıklarını, oyunun “bedensel değeri, iyi edicilik niteliği, eğitimsel değeri, toplumsal ve ahlaki değeri” olarak maddeler hâlinde sıralamak mümkündür.

Okul öncesi dönem çocukları genellikle oynadıkları oyunlarda kendi kurallarını kendileri koyarlar. Çocuklar, bu dönemde çoğunlukla bir arada oynarlar fakat birlikte oynamazlar.
Özetlemek gerekirse 3 yaş ve öncesinde çocuk önce kuralların farkında değildir. O an canı nasıl isterse öyle kural koyar. Yaş ve gelişim ilerledikçe kuralların farkına varır ve onların değişmez olduklarını düşünmeye başlar. Ancak 5-6 yaşına kadar oyun sırasında kuralları çiğner, bozar ve farkına varmadan kendi kafasından kural üretir. 11-12 yaşına kadar devam eden dönemde oyunun sosyal niteliğini kavrar. Kuralların değiştirilebilir olduğunu düşünmeye başlasa da katı bir şekilde kurallara bağlı kalmaya özen gösterir. Daha sonraki dönemlerde ise kuralların uzlaşmaya dayalı olduğunu kavrar ve buna göre davranmaya başlar. Kuralsız da olsa kurallı da olsa oyun, çocukların kendilerini en kolay, dolaysız ve anlamlı bir şekilde ifade etme biçimidir. Ayrıca okul çağı da adı verilen 6-10 ve 12 yaş döneminde hızla gelişen kasların gereksinim duyduğu egzersiz için de çeşitli oyunlar etkili olacaktır. Buluğ çağı olarak ifade edilen 12-18 ve 20 yaş döneminde de ilgilerine uygun ve eğitici etkinliklere yönelmek / yöneltilmek çocuğa olumlu yönde pek çok katkıda bulunacaktır.

Elif Konar Özkan Çocuk Gelişimi, Eğitimi ve Edebiyat Uzmanı
Her Yerde Oyun, Erdem Yayın Grubu, 2020, İstanbul

#oyun #çocuk #masal

Başa dön tuşu