AİLE YAPISININ TASFİYESİ SESLİ MAKALE | Hedef; Fıtratın ve Aile Yapısının Tasfiyesi – Zeliha Eliaçık



Erkekli̇ği̇ öteki̇leştiren zihniyet elbette kadını nihayetinde insani da öteki̇leştirecek, onu bir kurguya indirgeyecektir çünkü hedef fıtratın ve ai̇le yapısının tasfiyesi.

Seslendiren: Ayşe Çağlayan
Makaleyi buradan okuyabilirsiniz:

Lacivert Dergi
https://www.lacivertdergi.com/dosya/2020/06/13/hedef-f-itrat-in-ve-aile-yapisinin-tasfiyes

Her şeyden önce toplumsal cinsiyet kavramını doğru anlamamız gerekiyor. Başladığı yerle şu an kullanıldığı şekli biraz farklı. “Gender” (toplumsal cinsiyet) başlangıçta biyolojik cinsiyetle ona yüklenen toplumsal rolleri ayırt etmek ve toplumsal kültürün kadın ve erkek rollerine etkisini analiz etmekte kullanılıyordu. Bu ifade 90’lı yıllardan beri sadece kadın ve erkek rollerinin kültürel olduğunu değil, biyolojik manada da kadın ve erkek cinsinin olmadığı; birer kültürel kurgu olduğu tezini savunuyor.

Dışarıdan kavramları ithal ediyoruz ancak bunun arkasında yatan felsefeyi tanımıyoruz. Sorunları Batı gözü ve ölçüsüyle değerlendiremeyiz. Bizim kadınımızın sorunuyla Amerika’daki kadının, bizim erkeğimizin sorunuyla Avrupa’daki erkeğin sorunu bir değil. Batı’daki hâkim paradigmanın kendi tarihi, felsefi ve toplumsal gerçekliklerinin ve kurgularının bir sonucu olarak ortaya çıkan hiçbir kavram bizim dertlerimize çare olamayacaktır. “Gender” tartışmaları doğuştan gelen cinsiyeti tartışmaya açar. Simon de Beauvoir ve Judith Butler teorik olarak; John Money de deneysel olarak bunu yapmıştır. Temel kabul şudur: Kadın doğulmaz, kadın olunur; erkek doğulmaz, erkek olunur. Dolayısı ile kadın ve erkek cinsiyetine bir fıtrat değil, bir süreç gibi bakarlar.

Aydınlanma ile “Tanrı’nın kovulması”, merkeze insanın alınmasıyla birlikte her şeyi insan tanımlar oldu. Cinsiyet meselesinde de artık kadın kimdir, erkek nedir ile ilgili kadim öğretilerin, dinlerin ve geleneklerin söyledikleri verili hakikatler olarak görülmekten çıktı. Dolayısı ile kadınlık ve erkeklik değiştirilebilir kurgular, tecrübe ile inşa edilebilir gerçeklikler olarak anlaşıldı. Nitekim şu an sanırım 50’nin üzerinde cinsiyet tanımı var. Heteroseksüellik, homoseksüellik yahut biseksüellik bütün bu cinsiyet tanımlarında aslında insan bedeni istenildiği zaman çıkarılıp atılabilecek bir maske muamelesi gördü. Avrupa’da şu an anne babalık, kadınlık ve erkeklikten bağımsız olarak ebeveyn 1- ebeveyn 2 şeklinde tanımlanarak çehre değiştiriyor.

Burada işin temel mihenk noktası şu; erkek ve kadının yaradılıştan gelen bir varoluşla değil sonradan kurgulanan bir şeymiş gibi algılanması. Bugün Avrupa’da cinsellik bilgisi derslerinde çocukların “heteroseksüellikleri”ni sorgulamaları bunun bir dayatma olabileceği yönünde eğitimler veriliyor. O yüzden ben bu kavramlarla yola çıkmayı baştan yanlış buluyorum. Bizim kavram devşirmeden kendi gerçeklik zeminimizi inşa etmemiz gerekiyor.

Mavera Tv kanalında; Çocuk etkinlikleri, online atölyeler, kadın programları, sağlık, eğitim, dini sohbetler, aile, siyaset, tarih, ekonomi, edebiyat vs. gibi alanlarda özgün içerikler ve canlı yayınlar yapan kanalımızdan abone olarak ve bildirimlere açarak sizler de haberdar olabilirsiniz.

#seslimakale #maveratv #maveravakfı

Başa dön tuşu