Küresel Isınma Bağlamında Çevresel Felaketler: Gıda Ve Su Kaynakları – Sabiha Doğan



Yayın Soruları:
1- Geçtiğimiz günlerde Gaziantep’te çok önemli bir çalıştay yaptınız? Konunuz gündeme dair. Nasıl karar verdiniz? Neler konuşuldu ? Konu başlıkları neydi
2- Gençlerin günümüz meselelerine özellikle de konu çevre ve küresel ısınma olunca bakış açıları nasıl?
3- Bir gazeteci olarak Paris İklim Antlaşması için Neler söylemek istersiniz
4- Gaziantep doğunun Gıda ve Su kaynakları açısından küresel ısınma sürecinden Türkiye ne ölçüde etkilendi?
5- Yerel yönetimlerin halkı küresel ısınma ya da evsel atıkların sınıflandırması konusundaki çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 6- çevreye daha duyarlı bireyler yetiştirmemiz için neler yapmamız gerekiyor.
7- Küresel ısınma önümüzdeki en büyük tehlike olarak görülüyor. Birleşmiş Milletleri’n ‘Seal The Deal'(bu işi bitirelim) adlı bir kampanyası bulunuyor. Açılan internet sitesine dünyanın her yanından yollanan fotoğraflı mesajlar yükleniyor ve geleceğimiz için tek bir mesaj veriliyor; ‘iklim değişmesin iklim için biz değişelim’
Bu bağlamda nasıl değişeceğiz?
8- İklim değişikliği konusundaki en kötümser tablo sizin açınızdan nedir?
9- En iyimser tablo nasıl sizce?
10- Teknoloji bizi kurtaracak mı ?
11- Küresel ısınmayla ilgili savaşın ilk adımı, olası sonuçları hakkında farkındalık sahibi olmaktan geçiyor. Yarına dair Türkiye olarak neler yapabiliriz?
12- Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuya dikkatleri çekerek önemli bir adım attı çevre ve şehircilik bakanlığının adını değiştirdi malumunuz.
2053 vizyonumuzun ilk ve en kritik hedeflerinden birinin yeşil kalkınma devriminin tabii bir sonucu olan iklim değişikliği konusu olduğuna da dikkat çekiyor.

Türkiye’nin konuya duyarlılık kapsamında ne tür çalışmalarda yer alacağını düşünüyorsunuz?

Sadece Türkiye’den değil dünyanın dört bir yanından gelen orman yangınları, aşırı sıcaklar ve ani sağanakların yol açtığı sel haberleri, değişen iklim koşullarının kalıcı olacağının habercisi. Bilim insanlarına göre, yaşanan bu olağanüstü hava olaylarının birçoğunun insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğiyle bağlantısı bulunuyor. Son 20 yıllık dönemde olağanüstü hava olayları ile insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının yol açtığı küresel ısınma arasındaki olası korelasyon da giderek güçleniyor.

Giderek artan tatlı su ihtiyacının nasıl karşılanması gerektiği konusu ayrı bir sorun olarak karşımızda duruyor. Halihazırda 800 milyon insan güvenli içme suyu kaynaklarına ulaşamıyor; 2,5 milyar insan ise yeterli arındırmadan yoksun su kaynaklarına sahip.
Olağandışı hava olaylarının doğal sebeplerinin de olabileceği konusunda bilim dünyasında fikir birliği olsa da insan faaliyetlerinden kaynaklı iklim değişikliğinin bu tarz sıra dışı olayları daha olası ve daha yoğun hale getirebileceğine dair çok sayıda bulgu var. İklim değişikliği üzerine çalışan, dünyanın önde gelen kuruluşlarından biri Hollanda Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü’nde iklim araştırmacısı olan Geert Jan van Oldenborgh, “Kırılan rekorların sayısı gerçekten şoke edici, bu kadarını beklemiyorduk. Ancak en büyük sorun, bu yoğunlukta rekor kırılabileceğini öngörememiş olmamız,” derken, dikkat çektiği husus tehlikenin “hızı” aslında.

Yaşanan sıra dışı hava olaylarının artması, toplumsal hayatın tüm ilişkileri ile öngörülebilirliğini azalttığı gibi, sürdürülebilir yaşamın kalitesini düşürüyor ve maliyetini de artırıyor. Dünyada su ihtilafı yaşayan ülkelerin arasında küresel iklim değişikliğiyle gerginliğin artmaya başladığı bir gerçek.

Görünen o ki, su stresi yaşayan ülkeler, küresel iklim değişikliğini iyi yönetemezlerse su savaşlarının da ilk tanık olunacağı ülkeler olacak.
İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkisi
Suyun nüfus artışına bağlı olarak kişi başına kullanılabilir niceliğinin azalması, teknoloji ve kentleşme sonucu gereksinmelerin çeşitlenmesi, kaynakların çevresel kirlenmeden yeterince korunamaması, su kaynaklarının tüm dünyada hızla nitelik ve nicelik yitirmesine ve gerekli ihtiyacı karşılamaktan uzaklaşmasına neden oluyor.

Küresel iklim değişikliğinin yeryüzünde yaratacağı su kıtlığının savaşa zemin hazırlamaması için önerilecek en doğru çözüm, ilgili ülkelerin bir araya gelerek kıt kaynakların hakkaniyet temelinde ortak paylaşıma sokulmasını planlamasında yatıyor.

Mavera Tv kanalında; Çocuk etkinlikleri, online atölyeler, kadın programları, sağlık, eğitim, dini sohbetler, aile, siyaset, tarih, ekonomi, edebiyat vs. gibi alanlarda özgün içerikler ve canlı yayınlar yapan kanalımızdan abone olarak ve bildirimlere açarak sizler de haberdar olabilirsiniz.

#çevresohbetleri #iklimdeğişikliği #sabihadoğan

Başa dön tuşu