GÜNÜN TARİHİ: 4 Mart | Menemen Vakası ve Şeyh Esad Erbilinin Öldürülmesi



4 Mart 1931: Menemen Vakıası Sonrası Şeyh Esad Erbili’nin Öldürülmesi
O dönem tasfiyeye uğrayan sembolik mağdurlardan biri de Şeyh Esad Erbili’dir.Dönemin manevi dinamiklerinden biri olan Şeyh Esad Erbili Menemen Vakıası bahane edilerek yok edildi.

Anne ve baba tarafından seyyid olan Erbilli Şeyh Esad Efendi’nin dedesi Şeyh Hidayetullah Efendi, Mevlânâ Halid-i Bağdadi Hazretleri’nin Erbil Halifesi’ydi.Hem Nakşî hem de Kadiri icazeti olan bir âlimdi. 1883’de İstanbul’a gelmiş,Fatih Camii’nde ders okutmaya başlamış, ünü kısa zamanda yayılan Erbilî Hazretleri’ni Abdülhamid Han’ın damadı Halid Paşa saraya davet edip, sohbetlerinden istifade etmişti.

Şeyh Esad Erbili daha sonra İstanbul’da bütün tarikatları aynı çatı altında toplayan heyetin isteğiyle Şeyhler Heyeti’nin reisi seçilir. Cumhuriyet’ten sonra bir kenara çekilir, zikir ve ayini terk eder. Yalnız ilmî ve dinî sohbetler yapar.

Cumhuriyetin ilanından sonra İstiklâl Mahkemeleri ile başlayan rüzgâr onu da içine alır.1930’da özellikle Nakşîler aleyhinde kampanyalar başlar. Şeyh Esad Erbili Menemen olayında bir numaralı suçlu olarak gösterilir. 23 Aralık 1930’da tutuklanıp, Menemen’e sevk edilir. İdam talebiyle yargılanır fakat o sırada yaşı 90’ı geçtiği için yürümekte bile zorlanmaktadır. Cezası müebbede çevrildi. Oğlu Ali Efendi ise idam edildi.

Hapishanedeyken üremi tedavisi için askerî hastaneye gönderilir. Rahatsızlığı artınca doktor, ‘iyileşmeniz için gerekli’ diyerek her gün iğne yapmaya başlar. Tedavisi devam ederken 4 Mart 1931’de gece vakti vefat eder. İddialara göre damar içi enjeksiyon ile potasyum verilerek zehirlenmiştir. Naaşı ailesine verilmez, cenaze namazının kılınmasına bile izin verilmeden Menemen’de defnedilir.

Erbilî’nin mahkemeye son sözleri: 90’a merdiven dayadım, 20 senedir kendimi ölü farz ediyorum

Menemen’de Divan-ı Harp (Askerî Mahkeme) kurulduktan sonra yargılama üç ana kategoride ilerledi. İlk etapta dönemin Türk Ocakları’nın siyasî havası içinde kendisine ‘Koplay’ (Kubilay) denilen Mustafa Fehmi’nin öldürüldüğü provokasyonun içinde bizzat yer alan altı isimden yalnızca üçü dava edilebildi. Olaya fiilen karışan Derviş Mehmed, Şamdan Mehmet, Hacı Topuzoğlu Sütçü Mehmet ölürken; Mehmet Emin, Nalıncı Hasan ve Ali Oğlu Hasan (Küçük Hasan) mahkemede yargılandı. Mehmet Emin idam edildi. Menemen’deki provokasyonla hiçbir alakası olmadığı halde Erbilî Hazretleri ve etrafındakiler de ikinci fasılda Divan-ı Harp karşısındaydı. Son olarak memleketin dört bir yanından toplanan Nakşî, Rufaî, hatta Mevlevî alim ve hocalar sözde ‘irticaî kalkışma’ teşkilatının üyeleri olarak yargılandılar. Divan-ı Harp Reisi Mustafa Muğlalı’nın Anadolu Ajansı’na 16 Ocak 1931’de verdiği demece göre, 165 kişi lüzum-u muhakeme yani yargılanma talebiyle mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Esad Erbilî’nin aleyhinde Menemen tahrikini planladığı iddiasıyla bir de mektup uyduruldu. Erbilî Hazretleri bunu kabul etmedi. Mahkemede vasiyetini okudu ve son olarak şöyle konuştu: “90 yaşımdayım (O tarihte 84 yaşında ancak 90’lı yaşlara geldiğini söylemek istiyor.) 20 seneden beri kendimi ölü farz ediyorum. Türklüğe hizmetim olduğundan oğlum İngilizler tarafından Bağdat’tan nefyedildi…”

Ayrıcalıklardan yararlanmak için kanalımıza katılabilirsiniz:
https://www.youtube.com/channel/UCilqeNUBy6N1w6xg89GDv1Q/join

Mavera TV her gün düzenlediği canlı yayınlarda; çocuk etkinlikleri, online atölyeler, kadın programları, sağlık, eğitim, dini sohbetler, aile, siyaset, tarih, ekonomi, edebiyat gibi alanlarda nitelikli ve güncel konuları uzman isimlerle sizlerin hizmetine sunuyor. Siz de Mavera TV’ye abone olarak ve bildirimleri açarak canlı yayınlarımızdan haberdar olabilir, birbirinden özgün içeriklerden ücretsiz yararlanabilirsiniz.

#maveratv #menemenvakası #esaderbili

Başa dön tuşu